خَدَمَ الْجُنْدِيُّ وَطَنَهُ بِإِخْلَاصٍ وَتَفَانٍ طِوَالَ فَتْرَةِ خِدْمَتِهِ الْعَسْكَرِيَّةِ.
Asker, askerlik hizmeti boyunca vatanına sadakat ve özveriyle hizmet etti.
خَدَمَ الْجُنْدِيُّ وَطَنَهُ بِإِخْلَاصٍ وَتَفَانٍ طِوَالَ فَتْرَةِ خِدْمَتِهِ الْعَسْكَرِيَّةِ.
Asker, askerlik hizmeti boyunca vatanına sadakat ve özveriyle hizmet etti.
خَدَمَتِ الْمُمَرِّضَةُ فِي الْمُسْتَشْفَى لِمُدَّةِ عَشْرِ سَنَوَاتٍ قَبْلَ التَّقَاعُدِ.
Hemşire, emekli olmadan önce hastanede on yıl çalıştı.
kulluk etmek, uşaklık etmek, yardım etmek
كَانَ فِي القَصْرِ القَدِيمِ خَدَمٌ كَثِيرُونَ.
Eski sarayda çok sayıda hizmetçi vardı.