أَخَذْتُ الْكِتَابَ مِنَ الرَّفِّ وَبَدَأْتُ فِي قِرَاءَتِهِ بِاهْتِمَامٍ.
Kitabı raftan aldım ve ilgiyle okumaya başladım.
أَخَذْتُ الْكِتَابَ مِنَ الرَّفِّ وَبَدَأْتُ فِي قِرَاءَتِهِ بِاهْتِمَامٍ.
Kitabı raftan aldım ve ilgiyle okumaya başladım.
أَخَذْتُ بِيَدِهِ لِكَيْ لَا يَسْقُطَ فِي الزِّحَامِ.
Kalabalıkta düşmemesi için elinden tuttum.
سَوْفَ آخُذُكَ إِلَى الطَّبِيبِ غَداً، لَا تَقْلَقْ.
Yarın seni doktora ben götüreceğim, merak etme.
Ayrıca: edinmek
ahzetmek
تَمَّتْ عَمَلِيَّةُ أَخْذِ الْكِتَابِ بِسُرْعَةٍ كَبِيرَةٍ، لَمْ أَنْتَظِرْ عَلَى الْإِطْلَاقِ.
Kitabı alma işlemi çok hızlı gerçekleşti, hiç beklemedim.
götürme, götürüş, ahiz