خُرْدَة

يَجْمَعُ الْعُمَّالُ الْخُرْدَةَ مِنَ الْمَصَانِعِ لِإِعَادَةِ تَدْوِيرِهَا.

İşçiler, geri dönüştürmek için fabrikalardan hurda topluyor.

تَرَاكَمَتِ الْخُرْدَةُ فِي الْفِنَاءِ الْخَلْفِيِّ لِلْمَنْزِلِ.

Evin arka bahçesinde atıklar birikti.

يُبَاعُ الْكَثِيرُ مِنَ الْخُرْدَةِ بِأَسْعَارٍ زَهِيدَةٍ فِي السُّوقِ.

Pazardaki eskimiş eşyaların çoğu çok ucuza satılıyor.

Eşdizimler