خَرِير

اسْتَمْتَعْنَا بِصَوْتِ خَرِيرِ الْمَاءِ فِي الْجَدْوَلِ الصَّغِيرِ أَثْنَاءَ النُّزْهَةِ.

Piknik yaparken küçük deredeki suyun şırıltısının tadını çıkardık.

كَانَ خَرِيرُ الشَّلَّالِ يَمْلَأُ الْمَكَانَ بِالْهُدُوءِ وَالسَّكِينَةِ.

Şelalenin çağıltısı, mekanı huzur ve sükunetle dolduruyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler