خَشَعَ

يَخْشَعُ، خُشُوع

خَشَعَ الْمُصَلُّونَ أَثْنَاءَ سَمَاعِهِمْ تِلَاوَةَ الْقُرْآنِ الْكَرِيمِ فِي الْمَسْجِدِ.

Cemaat, camide Kur'an-ı Kerim tilavetini dinlerken huşu duydu.

يَجِبُ أَنْ نَخْشَعَ لِكِبَارِ السِّنِّ وَنَحْتَرِمَ خِبْرَتَهُمْ فِي الْحَيَاةِ.

Yaşlılara saygı duymalı ve hayat tecrübelerine hürmet etmeliyiz.

خَشَعَ النَّاسُ أَمَامَ عَظَمَةِ الطَّبِيعَةِ وَجَمَالِهَا الْخَلَّابِ.

İnsanlar doğanın büyüklüğü ve çarpıcı güzelliği karşısında derin saygı gösterdiler.

Eşdizimler