خَضَبَ

يَخْضِبُ، خَضْب
Aynı yazılan 1 kelime daha

خَضَبَتِ المَرْأَةُ شَعْرَهَا بِاللَّوْنِ الأَحْمَرِ.

Kadın saçını kırmızıya boyadı.

خَضَبَ الشَّفَقُ السَّمَاءَ بِأَلْوَانٍ بُرْتُقَالِيَّةٍ وَحَمْرَاءَ.

Alacakaranlık gökyüzünü turuncu ve kırmızı renklerle kızıl yaptı.

خَضَّبَ

يُخَضِّبُ، تَخْضِيب

خَضَّبَ الفَنَّانُ اللَّوْحَةَ بِأَلْوَانٍ زَاهِيَةٍ.

Sanatçı tabloyu canlı renklerle renklendirdi.