اِتَّخَذَتِ الْحُكُومَةُ خَطْوَةً جَرِيئَةً نَحْوَ الْإِصْلَاحِ الِاقْتِصَادِيِّ الشَّامِلِ.
Hükümet, kapsamlı bir ekonomik reform yönünde cesur bir adım attı.
اِتَّخَذَتِ الْحُكُومَةُ خَطْوَةً جَرِيئَةً نَحْوَ الْإِصْلَاحِ الِاقْتِصَادِيِّ الشَّامِلِ.
Hükümet, kapsamlı bir ekonomik reform yönünde cesur bir adım attı.
aşama, hamle, etap, evre
اِتَّخَذَتِ الْحُكُومَةُ خُطْوَةً جَرِيئَةً نَحْوَ الْإِصْلَاحِ الِاقْتِصَادِيِّ الشَّامِلِ.
Hükümet, kapsamlı bir ekonomik reform yönünde cesur bir adım attı.