كَانَ رِجَالُ الْخَفَرِ يَقِفُونَ أَمَامَ الْقَصْرِ لِحِمَايَتِهِ.
Muhafızlar sarayı korumak için önünde duruyorlardı.
كَانَ رِجَالُ الْخَفَرِ يَقِفُونَ أَمَامَ الْقَصْرِ لِحِمَايَتِهِ.
Muhafızlar sarayı korumak için önünde duruyorlardı.
رِجَالُ الشُّرْطَةِ يَخْفِرُونَ الْحُدُودَ لَيْلاً وَنَهَاراً.
Polis memurları gece gündüz sınırları koruyor.
الْجُنُودُ يَخْفِرُونَ الْقَافِلَةَ عَبْرَ الصَّحْرَاءِ.
Askerler çölde konvoya eşlik ediyor.