خَلَا

يَخْلُو، خُلُوّ

خَلَا الْمَنْزِلُ مِنَ السُّكَّانِ بَعْدَ انْتِقَالِهِمْ إِلَى مَدِينَةٍ أُخْرَى.

İnsanlar başka bir şehre taşındıktan sonra ev boş kaldı.

أُحِبُّ أَنْ أَخْلُوَ بِنَفْسِي فِي الطَّبِيعَةِ لِأُفَكِّرَ وَأَسْتَرْخِيَ.

Düşünmek ve rahatlamak için doğada kendi başıma yalnız kalmayı severim.

خَلَتْ أَيَّامُ الْعِيدِ بِسُرْعَةٍ كَبِيرَةٍ.

Bayram günleri çok çabuk geçti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler