خَلَطَ الطَّبَّاخُ الْمُكَوِّنَاتِ جَيِّدًا قَبْلَ وَضْعِهَا فِي الْفُرْنِ.
Aşçı, malzemeleri fırına koymadan önce iyice karıştırdı.
خَلَطَ الطَّبَّاخُ الْمُكَوِّنَاتِ جَيِّدًا قَبْلَ وَضْعِهَا فِي الْفُرْنِ.
Aşçı, malzemeleri fırına koymadan önce iyice karıştırdı.
عِنْدَ الطَّهْيِ، يَجِبُ عَلَيْكَ خَلْطُ جَمِيعِ الْمُكَوِّنَاتِ جَيِّدًا.
Yemek yaparken tüm malzemeleri iyice karmanız gerekiyor.
katıştırmak, mezcetmek, çorba etmek, haşır neşir etmek, kaynaştırmak
عَمَلِيَّةُ خَلْطِ الْمُكَوِّنَاتِ تَتَطَلَّبُ دِقَّةً عَالِيَةً لِضَمَانِ جَوْدَةِ الْمُنْتَجِ.
Bileşenleri karıştırma işlemi, ürün kalitesini sağlamak için yüksek hassasiyet gerektirir.
karıştırış, karıştırılma, karılma, katıştırma, harmanlama, alaşımlama