نَظَرْتُ إِلَى الْخَلْفِ لِأَرَى مَا إِذَا كَانَ أَحَدٌ يَتْبَعُنِي فِي الشَّارِعِ الْمُظْلِمِ.
Karanlık sokakta birinin beni takip edip etmediğini görmek için arkama baktım.
نَظَرْتُ إِلَى الْخَلْفِ لِأَرَى مَا إِذَا كَانَ أَحَدٌ يَتْبَعُنِي فِي الشَّارِعِ الْمُظْلِمِ.
Karanlık sokakta birinin beni takip edip etmediğini görmek için arkama baktım.
arka, art
خَلَّفَ الْإِعْصَارُ دَمَارًا كَبِيرًا.
Kasırga büyük bir yıkım geride bıraktı.
arkasında bırakmak, doğurmak
بَدَأَ الْمُدِيرُ الْجَدِيدُ مَهَامَّهُ كَخَلَفٍ لِلْمُدِيرِ الْقَدِيمِ وَأَجْرَى تَغْيِيرَاتٍ مُهِمَّةً.
Yeni müdür, eski müdürün ardılı olarak göreve başladı ve önemli değişiklikler yaptı.
halef
سَيَخْلُفُ الابْنُ أَبَاهُ فِي إِدَارَةِ المَتْجَرِ.
Oğul, mağazayı yönetmede babasının yerine geçecek.