اشْتَرَيْتُ خَمْسَةَ كُتُبٍ جَدِيدَةٍ مِنَ الْمَعْرِضِ الدَّوْلِيِّ لِلْكِتَابِ هَذَا الْعَامَ.
Bu yılki Uluslararası Kitap Fuarı'ndan beş yeni kitap aldım.
اشْتَرَيْتُ خَمْسَةَ كُتُبٍ جَدِيدَةٍ مِنَ الْمَعْرِضِ الدَّوْلِيِّ لِلْكِتَابِ هَذَا الْعَامَ.
Bu yılki Uluslararası Kitap Fuarı'ndan beş yeni kitap aldım.
أَخَذَ الأَخُ خُمْسَ الكَعْكَةِ.
Kardeş pastanın beşte birini aldı.
خَمَّسَ الْفَلَّاحُ حَقْلَهُ لِزِرَاعَةِ مَحَاصِيلَ مُخْتَلِفَةٍ.
Çiftçi tarlasını farklı ürünler ekmek için beşe böldü.