يَجِبُ عَلَيْكَ ارْتِدَاءُ الخُوذَةِ عِنْدَ رُكُوبِ الدَّرَّاجَةِ النَّارِيَّةِ لِحِمَايَةِ رَأْسِكَ مِنَ الإِصَابَاتِ.
Motosiklet sürerken başınızı yaralanmalardan korumak için kask takmalısınız.
يَجِبُ عَلَيْكَ ارْتِدَاءُ الخُوذَةِ عِنْدَ رُكُوبِ الدَّرَّاجَةِ النَّارِيَّةِ لِحِمَايَةِ رَأْسِكَ مِنَ الإِصَابَاتِ.
Motosiklet sürerken başınızı yaralanmalardan korumak için kask takmalısınız.
ارْتَدَى الجُنْدِيُّ خُوذَةً وَاقِيَةً قَبْلَ دُخُولِ مِنْطَقَةِ العَمَلِيَّاتِ العَسْكَرِيَّةِ الخَطِيرَةِ.
Asker, tehlikeli askeri operasyon bölgesine girmeden önce koruyucu bir miğfer taktı.
حَارَبَ المُحَارِبُ بِشَجَاعَةٍ أَعْدَاءَهُ بِخُوذَتِهِ اللَّامِعَةِ وَدِرْعِهِ.
Savaşçı, parlak tolga ve zırhıyla düşmanlarına karşı cesurca savaştı.
tas