دَأَبَ عَلَى الْعَمَلِ فِي الْمَشْرُوعِ حَتَّى انْتَهَى مِنْهُ.
Projeyi bitirene kadar çalışmaya devam etti.
دَأَبَ عَلَى الْعَمَلِ فِي الْمَشْرُوعِ حَتَّى انْتَهَى مِنْهُ.
Projeyi bitirene kadar çalışmaya devam etti.
دَأَبَ عَلَى تَحْسِينِ مَهَارَاتِهِ فِي اللُّغَةِ الْإِنْجِلِيزِيَّةِ.
İngilizce becerilerini geliştirmek için gayret gösterdi.
دَأَبَ أَخِي عَلَى طَلَبِ حَقِّهِ حَتَّى حَصَلَ عَلَيْهِ.
Kardeşim hakkını elde edene kadar onu istemekte ısrar etti.
إِنَّ دَأْبَهُ وَأَمَانَتَهُ يَحْظَيَانِ بِتَقْدِيرِ الْجَمِيعِ.
Onun çalışkanlığı ve dürüstlüğü herkes tarafından takdir ediliyor.
كَانَ هٰذَا دَأْبَهُ كُلَّ يَوْمٍ.
Bu, onun her günkü âdetiydi.