دَائِر

الْحِوَارُ الدَّائِرُ بَيْنَ الطَّرَفَيْنِ يَهْدِفُ إِلَى حَلِّ النِّزَاعِ.

Taraflar arasındaki devam eden diyalog, anlaşmazlığı çözmeyi amaçlıyor.

الْمِرْوَحَةُ الدَّائِرَةُ تُسَاعِدُ عَلَى تَبْرِيدِ الْغُرْفَةِ فِي الصَّيْفِ.

Dönen vantilatör yazın odayı serinletmeye yardımcı olur.

الْأَخْبَارُ الدَّائِرَةُ فِي الْمَدِينَةِ تَتَحَدَّثُ عَنْ فَضِيحَةٍ جَدِيدَةٍ.

Şehirde dolaşan haberler yeni bir skandaldan bahsediyor.