دَبَّرَ الْمُدِيرُ اجْتِمَاعًا عَاجِلًا لِمُنَاقَشَةِ التَّحَدِّيَاتِ الْجَدِيدَةِ الَّتِي تُوَاجِهُ الشَّرِكَةَ.
Müdür, şirketin karşılaştığı yeni zorlukları tartışmak için acil bir toplantı düzenledi.
دَبَّرَ الْمُدِيرُ اجْتِمَاعًا عَاجِلًا لِمُنَاقَشَةِ التَّحَدِّيَاتِ الْجَدِيدَةِ الَّتِي تُوَاجِهُ الشَّرِكَةَ.
Müdür, şirketin karşılaştığı yeni zorlukları tartışmak için acil bir toplantı düzenledi.
دَبَّرَ الْفَرِيقُ خُطَّةً مُحْكَمَةً لِلْفَوْزِ بِالْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ فِي الْبُطُولَةِ الْمَحَلِّيَّةِ.
Takım, yerel şampiyonada final maçını kazanmak için iyi düşünülmüş bir plan yaptı.
tertiplenmek, plan kurmak, tertiplemek, uydurmak, tezgâhlamak
قَدْ يَشْعُرُ الْمَرِيضُ بِأَلَمٍ فِي الدُّبُرِ بَعْدَ إِجْرَاءِ عَمَلِيَّةٍ جِرَاحِيَّةٍ.
Hasta, ameliyat sonrası makatta ağrı hissedebilir.
mabat