دَخَلَ الطِّفْلُ إِلَى الْغُرْفَةِ بِهُدُوءٍ لِعَدَمِ إِزْعَاجِ أُمِّهِ.
Çocuk annesini rahatsız etmemek için odaya sessizce girdi.
دَخَلَ الطِّفْلُ إِلَى الْغُرْفَةِ بِهُدُوءٍ لِعَدَمِ إِزْعَاجِ أُمِّهِ.
Çocuk annesini rahatsız etmemek için odaya sessizce girdi.
دَخَلَ اسْمُهُ فِي قَائِمَةِ الْمُرَشَّحِينَ لِلْجَائِزَةِ الْمُهِمَّةِ.
Onun adı önemli ödül için adaylar listesine dahil oldu.
دَخَلَ الْجُنْدِيُّ الْجَدِيدُ إِلَى الْجَيْشِ لِخِدْمَةِ وَطَنِهِ بِإِخْلَاصٍ.
Yeni asker vatanına sadakatle hizmet etmek için orduya kaydoldu.
دَخْلِي الشَّهْرِيُّ لَا يَكْفِي لِدَفْعِ جَمِيعِ الفَوَاتِيرِ.
Aylık gelirim, tüm faturaları ödemeye yetmiyor.
دَخْلِي الشَّهْرِيُّ لَا يَكْفِي لِدَفْعِ فَوَاتِيرِي.
Aylık kazancım faturalarımı ödemeye yetmiyor.
الدَّخْلُ الشَّهْرِيُّ لِهَذَا المَنْزِلِ مُرْتَفِعٌ لِلْغَايَةِ.
Bu evin aylık iratı oldukça yüksek.
Ayrıca: varidat
getiri, getirim