يَجِبُ عَلَيْكَ إِظْهَارُ تَذْكِرَتِكَ عِنْدَ الدُّخُولِ إِلَى الْمَسْرَحِ.
Tiyatroya girişte biletinizi göstermelisiniz.
يَجِبُ عَلَيْكَ إِظْهَارُ تَذْكِرَتِكَ عِنْدَ الدُّخُولِ إِلَى الْمَسْرَحِ.
Tiyatroya girişte biletinizi göstermelisiniz.
دُخُولُ أَخِي فِي الْفَرِيقِ جَعَلَهُ سَعِيدًا جِدًّا هَذَا الْأُسْبُوعَ.
Kardeşimin takıma dahil olması onu bu hafta çok mutlu etti.
الدُّخُولُ فِي الْمُنَاقَشَةِ كَانَ مُفِيدًا لِفَهْمِ وُجُهَاتِ النَّظَرِ الْمُخْتَلِفَةِ.
Tartışmaya katılım, farklı bakış açılarını anlamak için faydalı oldu.
erişim, girme, giriliş, girilme, girim, duhul