دَلَا الْبَحَّارُ الْحَبْلَ مِنَ السَّفِينَةِ لِمُسَاعَدَةِ الرُّكَّابِ عَلَى النُّزُولِ.
Denizci, yolcuların inmesine yardımcı olmak için gemiden halatı indirdi.
دَلَا الْبَحَّارُ الْحَبْلَ مِنَ السَّفِينَةِ لِمُسَاعَدَةِ الرُّكَّابِ عَلَى النُّزُولِ.
Denizci, yolcuların inmesine yardımcı olmak için gemiden halatı indirdi.
دَلَا الرَّجُلُ الدَّلْوَ فِي الْبِئْرِ لِمَلْئِهِ بِالْمَاءِ النَّقِيِّ.
Adam, temiz suyla doldurmak için kovayı kuyuya sarkıttı.