دهس

Anlamlar

لسوء الحظ، دهست السيارة قطة صغيرة كانت تعبر الطريق بسرعة.

Ne yazık ki, araba yoldan hızla geçen küçük bir kediye çarptı.

حذرت الأم ابنها من دهس الزهور في الحديقة.

Anne, oğlunu bahçedeki çiçekleri çiğnememesi konusunda uyardı.

الجرار دهس الأرض لتجهيزها للزراعة.

Traktör, toprağı ekime hazırlamak için üzerinden geçti.