دَهَمَ

يَدْهَمُ، دَهْم

قَامَتِ الشُّرْطَةُ بِدَهْمِ الْمَنْزِلِ فِي مُنْتَصَفِ اللَّيْلِ بَحْثًا عَنِ الْمُخَدِّرَاتِ.

Polis, uyuşturucu aramak için gece yarısı eve baskın yaptı.

دَهَمَ الْجُنُودُ الْقَرْيَةَ بَحْثًا عَنِ الْمُتَمَرِّدِينَ.

Askerler, isyancıları aramak için köye bastılar.

دَهَمَ الْمُشَجِّعُونَ الْمَلْعَبَ بَعْدَ فَوْزِ فَرِيقِهِمْ.

Taraftarlar, takımlarının galibiyetinden sonra stadyuma akın etti.