تَمُرُّ حَيَاتُنَا بِدَوْرَاتٍ مِنَ الْفَرَحِ وَالْحُزْنِ.
Hayatımız sevinç ve üzüntü devirlerinden geçer.
تَمُرُّ حَيَاتُنَا بِدَوْرَاتٍ مِنَ الْفَرَحِ وَالْحُزْنِ.
Hayatımız sevinç ve üzüntü devirlerinden geçer.
يَتَعَيَّنُ عَلَى الرِّيَاضِيِّينَ الْقِيَامُ بِعِدَّةِ دَوْرَاتٍ أُخْرَى فِي الْمَسَارِ.
Sporcular parkurda birkaç tur daha atmak zorunda.
سَتَبْدَأُ الدَّوْرَةُ الْأُولَى مِنَ الْمُؤْتَمَرِ فِي سَاعَاتِ الصَّبَاحِ.
Konferansın ilk oturumu sabah saatlerinde başlayacak.
سَجَّلْتُ فِي دَوْرَةٍ لِتَعَلُّمِ اللُّغَةِ العَرَبِيَّةِ.
Arapça öğrenmek için bir kursa kaydoldum.
Ayrıca: döngü, deveran, celse, dönem
defa, devre, dönüm, çevrim, turnuva, seans, periyot, volta