دَوَّى الرَّعْدُ بِشِدَّةٍ، مُرَدِّدًا بَيْنَ الْجِبَالِ.
Gök gürültüsü, dağların arasında yankılanarak şiddetle gürüldedi.
دَوَّى الرَّعْدُ بِشِدَّةٍ، مُرَدِّدًا بَيْنَ الْجِبَالِ.
Gök gürültüsü, dağların arasında yankılanarak şiddetle gürüldedi.
gurlamak, guruldamak, uğuldamak, çın çın inletmek, gümbürdemek, yankılanmak, çınlamak, güm güm etmek, ses getirmek