جَعَلُو اللَّحْمَ أَكْثَرَ لَذَّةً عَنْ طَرِيقِ تَدْخِينِهِ.
Eti ise tutarak daha lezzetli hale getirdiler.
جَعَلُو اللَّحْمَ أَكْثَرَ لَذَّةً عَنْ طَرِيقِ تَدْخِينِهِ.
Eti ise tutarak daha lezzetli hale getirdiler.
أَبِي لَا يُدَخِّنُ دَاخِلَ الْبَيْتِ.
Babam evin içinde sigara içmez.
tütsü yapmak, dumanlamak
الدُّخْنُ هُوَ أَحَدُ الحُبُوبِ الغِذَائِيَّةِ المُفِيدَةِ.
Darı, faydalı bir besin tanesidir.