رَفَضَ الشَّعْبُ الذُّلَّ وَالْهَوَانَ.
Halk aşağılanmayı ve horlanmayı reddetti.
رَفَضَ الشَّعْبُ الذُّلَّ وَالْهَوَانَ.
Halk aşağılanmayı ve horlanmayı reddetti.
ذَلَّ الرَّجُلُ أَمَامَ الدَّائِنِينَ بِسَبَبِ تَرَاكُمِ الدُّيُونِ عَلَيْهِ
Adam, biriken borçlar nedeniyle alacaklılar önünde aşağılandı.
ذَلَّتِ الْأُمَمُ الَّتِي تَخَلَّتْ عَنْ قِيَمِهَا وَمَبَادِئِهَا الْأَسَاسِيَّةِ
Temel değerlerinden ve ilkelerinden vazgeçen milletler zelil oldu.
لَا يَجِبُ أَنْ نَذِلَّ لِلظَّالِمِينَ مَهْمَا كَانَتْ قُوَّتُهُمْ وَسَطْوَتُهُمْ
Zalimler ne kadar güçlü olursa olsun onlara boyun eğmemeliyiz.
hakaret görmek