حَاوَلَ الْفَتَى أَنْ يُذَلِّلَ الْحِصَانَ الصَّغِيرَ.
Genç, küçük atı evcilleştirmeye çalıştı.
حَاوَلَ الْفَتَى أَنْ يُذَلِّلَ الْحِصَانَ الصَّغِيرَ.
Genç, küçük atı evcilleştirmeye çalıştı.
يُحَاوِلُ الْقَائِدُ أَنْ يُذَلِّلَ شَعْبَهُ بِالْقُوَّةِ وَالْقَمْعِ.
Lider, halkını güç ve baskıyla boyun eğdirmeye çalışıyor.
يَحْتَاجُ الْمُدَرِّبُ إِلَى وَقْتٍ طَوِيلٍ لِيُذَلِّلَ الْحَيَوَانَاتِ الْبَرِّيَّةَ.
Eğitmen, vahşi hayvanları uysallaştırmak için uzun bir süreye ihtiyaç duyuyor.