أَخَذْتُ عَلَى ذِمَّتِي إِنْجَازَ هَذَا الْمَشْرُوعِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.
Bu projeyi zamanında bitirme sorumluluğunu üstlendim.
أَخَذْتُ عَلَى ذِمَّتِي إِنْجَازَ هَذَا الْمَشْرُوعِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.
Bu projeyi zamanında bitirme sorumluluğunu üstlendim.
يَجِبُ أَنْ تَفْعَلَ مَا يُمْلِيهِ عَلَيْكَ ضَمِيرُكَ وَذِمَّتُكَ.
Vicdanın ve namusun neyi emrediyorsa onu yapmalısın.
الْحِفَاظُ عَلَى الذِّمَّةِ وَالْأَخْلَاقِ هُوَ أَسَاسُ بِنَاءِ مُجْتَمَعٍ قَوِيٍّ.
Namus ve ahlakı korumak, güçlü bir toplum inşa etmenin temelidir.