رَاجَعْتُ مُلَاحَظَاتِي قَبْلَ الِامْتِحَانِ.
Sınavdan önce notlarımı gözden geçirdim.
رَاجَعْتُ مُلَاحَظَاتِي قَبْلَ الِامْتِحَانِ.
Sınavdan önce notlarımı gözden geçirdim.
رَاجَعَ الْمَرِيضُ الطَّبِيبَ بَعْدَ أُسْبُوعٍ مِنْ بَدْءِ الْعِلَاجِ.
Hasta, tedaviye başladıktan bir hafta sonra yeniden doktora başvurdu.
üstünden geçmek, revize etmek, müracaat etmek, denetlemek, tahlilden geçirmek, murakabe etmek
البَرِيدُ الرَّاجِعُ مِنَ العُنْوَانِ القَدِيمِ يَحْتَوِي عَلَى مَعْلُومَاتٍ مُهِمَّةٍ
Eski adresten dönen posta önemli bilgiler içeriyor.
هَذَا التَّقَدُّمُ رَاجِعٌ إِلَى جُهُودِ فَرِيقِ الْعَمَلِ.
Bu ilerleme, çalışma ekibinin çabalarına bağlıdır.
raci