رَانَ

يَرِينُ، رَيْن

رَانَ الضَّبَابُ الْكَثِيفُ الْمَدِينَةَ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ.

Yoğun sis sabah erkenden şehri örttü.

رَانَ الصَّدَأُ الْمَعْدِنَ الْقَدِيمَ بِسَبَبِ تَعَرُّضِهِ لِلرُّطُوبَةِ.

Eski metal, neme maruz kalması nedeniyle pasla kaplandı.

الْحُزْنُ رَانَ قَلْبَهُ بَعْدَ فُقْدَانِ صَدِيقِهِ الْعَزِيزِ.

Sevgili arkadaşını kaybettikten sonra kalbini hüzün bürüdü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler