رَثَى

يَرْثِي

رَثَتِ الْأُمُّ ابْنَهَا الشَّهِيدَ بِدُمُوعٍ غَزِيرَةٍ وَدَعَوَاتٍ صَادِقَةٍ بِالرَّحْمَةِ وَالْمَغْفِرَةِ.

Anne, şehit oğluna bol gözyaşları ve merhamet ve mağfiret için samimi dualarla yas tuttu.

رَثَى الشَّاعِرُ صَدِيقَهُ الرَّاحِلَ بِقَصِيدَةٍ مُؤَثِّرَةٍ أَبْكَتِ الْحَاضِرِينَ فِي الْحَفْلِ.

Şair, vefat eden arkadaşına dokunaklı bir şiirle ağıt yaktı ve törendeki herkesi ağlattı.

اِعْتَادَ الْعَرَبُ قَدِيماً أَنْ يَرْثُوا مَوْتَاهُمْ بِأَشْعَارٍ تُعَبِّرُ عَنِ الْحُزْنِ وَالْفَقْدِ.

Araplar eskiden ölülerine, üzüntü ve kayıplarını ifade eden şiirlerle mersiye yazarlardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler