رَجَمَتِ الْمَحْكَمَةُ الرَّجُلَ الزَّانِيَ حَتَّى الْمَوْتِ بَعْدَ ثُبُوتِ الْأَدِلَّةِ الْقَاطِعَةِ عَلَيْهِ.
Mahkeme, kesin kanıtlar bulunduktan sonra zina yapan adamı ölümüne taşladı.
رَجَمَتِ الْمَحْكَمَةُ الرَّجُلَ الزَّانِيَ حَتَّى الْمَوْتِ بَعْدَ ثُبُوتِ الْأَدِلَّةِ الْقَاطِعَةِ عَلَيْهِ.
Mahkeme, kesin kanıtlar bulunduktan sonra zina yapan adamı ölümüne taşladı.
recmetmek, taşlanmak
الرَّجْمُ هُوَ أُسْلُوبُ عِقَابٍ قَاسٍ لِلْغَايَةِ يَتِمُّ تَطْبِيقُهُ فِي بَعْضِ الْمُجْتَمَعَاتِ.
Recim, bazı toplumlarda uygulanan çok acımasız bir cezalandırma yöntemidir.
taşlanma