كَانَ رُجُوعُهُ إِلَى الْوَطَنِ بَعْدَ سَنَوَاتِ الْغُرْبَةِ مَلِيئًا بِالشَّوْقِ وَالْحَنِينِ.
Gurbet yıllarından sonra vatanına dönüşü özlem ve hasretle doluydu.
كَانَ رُجُوعُهُ إِلَى الْوَطَنِ بَعْدَ سَنَوَاتِ الْغُرْبَةِ مَلِيئًا بِالشَّوْقِ وَالْحَنِينِ.
Gurbet yıllarından sonra vatanına dönüşü özlem ve hasretle doluydu.
كَانَ الرُّجُوعُ عَنِ الْقَرَارِ صَعْبًا بَعْدَ إِعْلَانِهِ.
Karar açıklandıktan sonra geri çekilmek zordu.
الرُّجُوعُ عَنِ الْخَطَأِ فَضِيلَةٌ.
Hatadan vazgeçmek erdemdir.
dönülme, avdet, rücu