رُخْصَة

رُخَص

حَصَلَتِ الشَّرِكَةُ عَلَى رُخْصَةٍ لِاسْتِيرَادِ الْمَوَادِّ الْخَامِ مِنَ الْخَارِجِ.

Şirket, ham maddeleri yurt dışından ithal etmek için izin aldı.

يَجِبُ عَلَى الطَّبِيبِ الْحُصُولُ عَلَى رُخْصَةٍ لِمُمَارَسَةِ مِهْنَةِ الطِّبِّ.

Doktorun tıp mesleğini icra edebilmesi için lisans alması gerekir.

حَصَلَ أَخِي عَلَى رُخْصَةِ الْبِنَاءِ أَمْسِ.

Kardeşim dün inşaat ruhsatını aldı.

Ayrıca: icazet

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler