بَدَأَتِ الشَّرِكَةُ في رَزْمِ المُنْتَجَاتِ الجَدِيدَةِ اسْتِعْدَادًا لِإِطْلَاقِهَا في الأَسْوَاقِ
Şirket, piyasaya sürmeye hazırlanmak için yeni ürünleri paketlemeye başladı
بَدَأَتِ الشَّرِكَةُ في رَزْمِ المُنْتَجَاتِ الجَدِيدَةِ اسْتِعْدَادًا لِإِطْلَاقِهَا في الأَسْوَاقِ
Şirket, piyasaya sürmeye hazırlanmak için yeni ürünleri paketlemeye başladı
رَزَمَ المُسَافِرُ أَمْتِعَتَهُ اسْتِعْدَادًا لِلرِّحْلَةِ الطَّوِيلَةِ إِلَى الخَارِجِ
Yolcu, uzun yurt dışı seyahatine hazırlanmak için eşyalarını bohçaladı
balyalamak, demetlemek
يَحْتَاجُ رَزْمُ الأَغْرَاضِ إِلَى وَقْتٍ طَوِيلٍ.
Eşyaların paketlenmesi uzun zaman alıyor.