الرُّشْدُ يَتَطَلَّبُ التَّفْكِيرَ بِعَقْلَانِيَّةٍ وَاتِّخَاذَ قَرَارَاتٍ مَسْؤُولَةٍ.
Olgunluk, rasyonel düşünmeyi ve sorumlu kararlar almayı gerektirir.
الرُّشْدُ يَتَطَلَّبُ التَّفْكِيرَ بِعَقْلَانِيَّةٍ وَاتِّخَاذَ قَرَارَاتٍ مَسْؤُولَةٍ.
Olgunluk, rasyonel düşünmeyi ve sorumlu kararlar almayı gerektirir.
يَسْتَطِيعُ الشَّابُّ أَنْ يُدِيرَ أَمْوَالَهُ بِنَفْسِهِ بَعْدَ بُلُوغِهِ سِنَّ الرُّشْدِ.
Genç, reşit olma yaşına gelince parasını kendisi yönetebilir.
عَادَ إِلَى رُشْدِهِ بَعْدَ أَنْ أَدْرَكَ خَطَأَهُ.
Hatasını anlayınca aklı başına geldi.
erginlik, yetişkinlik, erişkinlik, akıllılık, aklıselim, akıl, doğru yol
تُطَبِّقُ الحُكُومَةُ سِيَاسَاتٍ جَدِيدَةً لِتَرْشِيدِ اسْتِخْدَامِ الطَّاقَةِ.
Hükümet, enerji kullanımını rasyonelleştirmek için yeni politikalar uyguluyor.
ussallaştırmak