اُضْطُرِرْتُ إِلَى تَرْقِيعِ سِرْوَالِي الْقَدِيمِ لِأَنَّهُ كَانَ مُمَزَّقًا.
Eski pantolonumu yamamak zorunda kaldım çünkü yırtıktı.
اُضْطُرِرْتُ إِلَى تَرْقِيعِ سِرْوَالِي الْقَدِيمِ لِأَنَّهُ كَانَ مُمَزَّقًا.
Eski pantolonumu yamamak zorunda kaldım çünkü yırtıktı.
yama vurmak, gözemek, yamalamak, onarmak