رِكَاز

وَجَدَ الفَلَّاحُ رِكَازًا مَدْفُونًا تَحْتَ الأَرْضِ.

Çiftçi yerin altında gömülü bir define buldu.

تَمَّ بِنَاءُ الْخَيْمَةِ الْكَبِيرَةِ عَلَى رِكَازٍ قَوِيٍّ لِيَتَحَمَّلَ الرِّيَاحَ الْقَوِيَّةَ فِي الصَّحْرَاءِ.

Büyük çadır, çölde şiddetli rüzgarlara dayanması için güçlü bir direk üzerine inşa edildi.

يُعْتَبَرُ التَّعْلِيمُ الرِّكَازَ الْأَسَاسِيَّ لِبِنَاءِ مُجْتَمَعٍ قَوِيٍّ وَمُزْدَهِرٍ فِي الْمُسْتَقْبَلِ.

Eğitim, gelecekte güçlü ve müreffeh bir toplum inşa etmenin temel dayanağıdır.

اكْتَشَفَ المُهَنْدِسُونَ رِكَازَ الذَّهَبِ فِي الجَبَلِ.

Mühendisler dağda altın maden damarını keşfetti.

İlişkili Kelimeler