رَكَضَ

يَرْكُضُ، رَكْض
Aynı yazılan 1 kelime daha

رَكَضَ الطِّفْلُ بِسُرْعَةٍ نَحْوَ وَالِدَتِهِ عِنْدَمَا رَآهَا قَادِمَةً مِنْ بَعِيدٍ.

Çocuk, annesini uzaktan gelirken gördüğünde hızla ona doğru koştu.

رَكَضَتِ الأَخْبَارُ بِسُرْعَةٍ فِي الْمَدِينَةِ عَنْ فَوْزِ الْفَرِيقِ الْمَحَلِّيِّ بِالْبُطُولَةِ.

Yerel takımın şampiyonluğu kazanma haberi şehirde hızla yayıldı.

رَكَضَ الْمُتَسَابِقُونَ فِي الْمِضْمَارِ بِكُلِّ قُوَّتِهِمْ لِلْفَوْزِ بِالْمَرْكَزِ الْأَوَّلِ.

Yarışmacılar, birinci olmak için pistte tüm güçleriyle yarıştılar.

İlişkili Kelimeler

رَكْض

يَسْتَمْتِعُ الرَّجُلُ بِالرَّكْضِ كُلَّ صَبَاحٍ في الحَدِيقَةِ العَامَّةِ.

Adam her sabah parkta koşmaktan hoşlanıyor.

الرَّكْضُ فِي الْحَدِيقَةِ فِي الصَّبَاحِ مُفِيدٌ جِدًّا لِصِحَّتِي.

Sabahları parkta koşmak sağlığım için çok faydalı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler