رَفَضَتِ الحُكُومَةُ الاِقْتِرَاحَ بِرُمَّتِهِ.
Hükümet öneriyi bütünüyle reddetti.
رَفَضَتِ الحُكُومَةُ الاِقْتِرَاحَ بِرُمَّتِهِ.
Hükümet öneriyi bütünüyle reddetti.
رَبَطَ الْحِمَارَ بِرُمَّةٍ قَدِيمَةٍ.
Eşeği eski bir ip parçasıyla bağladı.
وَجَدَ الرَّاعِي رِمَّةً قُرْبَ النَّهْرِ.
Çoban nehrin yakınında çürümüş bir kemik buldu.
كَانَتِ الرِّمَّةُ مُلْقَاةً فِي الصَّحْرَاءِ.
Leş çölde yatıyordu.