حَارَبَ الرُّومُ الْفُرْسَ زَمَنًا طَوِيلًا.
Bizanslılar uzun süre Perslerle savaştı.
حَارَبَ الرُّومُ الْفُرْسَ زَمَنًا طَوِيلًا.
Bizanslılar uzun süre Perslerle savaştı.
رَوْمُهُ فِي الْحَيَاةِ هُوَ تَحْقِيقُ النَّجَاحِ وَالسَّعَادَةِ.
Hayattaki arzusu başarı ve mutluluğu yakalamaktır.
كَانَ رَوْمُهُ مِنْ هَذِهِ الرِّحْلَةِ هُوَ الِاسْتِجْمَامَ وَالِاسْتِرْخَاءَ
Bu seyahatten amacı dinlenmek ve rahatlamaktı.
Ayrıca: niyet