الْعَيْشُ فِي الرِّيفِ يُوَفِّرُ هُدُوءًا بَعِيدًا عَنْ صَخَبِ الْمَدِينَةِ وَضَوْضَائِهَا.
Kırsalda yaşamak, şehrin gürültüsünden ve karmaşasından uzak bir huzur sunar.
الْعَيْشُ فِي الرِّيفِ يُوَفِّرُ هُدُوءًا بَعِيدًا عَنْ صَخَبِ الْمَدِينَةِ وَضَوْضَائِهَا.
Kırsalda yaşamak, şehrin gürültüsünden ve karmaşasından uzak bir huzur sunar.
الرِّيفُ يَتَمَيَّزُ بِبَسَاطَةِ الْحَيَاةِ وَالتَّقَالِيدِ الْعَرِيقَةِ.
Taşra, hayatın sadeliği ve köklü gelenekleriyle öne çıkar.
أُرِيدُ الِابْتِعَادَ عَنْ ضَوْضَاءِ الْمَدِينَةِ وَالذَّهَابَ إِلَى الرِّيفِ.
Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp kıra gitmek istiyorum.
Ayrıca: köy
kırsal kesim, dışarlık, kırlık, köylük yer, dışarılık