ابْتَلَعَ رِيقَهُ بِصُعُوبَةٍ عِنْدَمَا سَمِعَ الْخَبَرَ الْمُفَاجِئَ.
Beklenmedik haberi duyduğunda tükürüğünü zorlukla yuttu.
ابْتَلَعَ رِيقَهُ بِصُعُوبَةٍ عِنْدَمَا سَمِعَ الْخَبَرَ الْمُفَاجِئَ.
Beklenmedik haberi duyduğunda tükürüğünü zorlukla yuttu.
سَالَ رِيقُ الْكَلْبِ عِنْدَمَا رَأَى قِطْعَةَ اللَّحْمِ الشَّهِيَّةَ.
Köpek lezzetli et parçasını görünce salyası aktı.