زَامَلَتْنِي زَمِيلَتِي فِي العَمَلِ إِلَى المُؤْتَمَرِ العِلْمِيِّ فِي المَدِينَةِ المُجَاوِرَةِ.
İş arkadaşım, komşu şehirdeki bilimsel konferansa benimle birlikte geldi.
زَامَلَتْنِي زَمِيلَتِي فِي العَمَلِ إِلَى المُؤْتَمَرِ العِلْمِيِّ فِي المَدِينَةِ المُجَاوِرَةِ.
İş arkadaşım, komşu şehirdeki bilimsel konferansa benimle birlikte geldi.
زَامَلَنِي صَدِيقِي فِي رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ إِلَى الْجِبَالِ وَاسْتَمْتَعْنَا بِالْمُغَامَرَةِ مَعاً.
Arkadaşım dağlara uzun bir yolculukta bana eşlik etti ve birlikte maceranın tadını çıkardık.