زَحْزَحَ الصُّورَةَ الْمُعَلَّقَةَ عَلَى الْحَائِطِ لِتَعْدِيلِهَا.
Duvarda asılı olan fotoğrafın yerini değiştirdi.
زَحْزَحَ الصُّورَةَ الْمُعَلَّقَةَ عَلَى الْحَائِطِ لِتَعْدِيلِهَا.
Duvarda asılı olan fotoğrafın yerini değiştirdi.
زَحْزَحَ الصُّنْدُوقَ الثَّقِيلَ بِصُعُوبَةٍ لِيَتَمَكَّنَ مِنْ فَتْحِهِ.
Ağır kutuyu açabilmek için zorlukla hareket ettirdi.
زَحْزَحَ الطَّاوِلَةَ لِتَنْظِيفِ الْأَرْضِيَّةِ تَحْتَهَا.
Altındaki zemini temizlemek için masayı kaydırdı.
iteklemek, itelemek