زَعَقَ

يَزْعَقُ

زَعَقَ الرَّجُلُ فِي وَجْهِ اللِّصِّ عِنْدَمَا حَاوَلَ سَرِقَةَ مِحْفَظَتِهِ.

Adam, cüzdanını çalmaya çalıştığında hırsızın yüzüne bağırdı.

زَعَقَتِ الْأُمُّ بِأَعْلَى صَوْتِهَا عِنْدَمَا رَأَتِ ابْنَهَا يَسْقُطُ.

Anne, oğlunun düştüğünü görünce var gücüyle haykırdı.

İlişkili Kelimeler