زَفَّ أَهْلُ القَرْيَةِ العَرُوسَ إِلَى بَيْتِ زَوْجِهَا بِالغِنَاءِ.
Köylüler gelini şarkılarla damadın evine götürdüler.
زَفَّ أَهْلُ القَرْيَةِ العَرُوسَ إِلَى بَيْتِ زَوْجِهَا بِالغِنَاءِ.
Köylüler gelini şarkılarla damadın evine götürdüler.
زَفَّ الأَهْلُ ابْنَتَهُمُ الكُبْرَى فِي حَفْلِ زِفَافٍ كَبِيرٍ.
Aile, büyük kızlarını büyük bir düğünle evlendirdi.