سِيَاسِيّ

سِيَاسِيُّون

يَتَحَدَّثُ أَبِي كُلَّ مَسَاءٍ مَعَ أَصْدِقَائِهِ عَنِ الْأَخْبَارِ وَالْوَضْعِ السِّيَاسِيِّ فِي بَلَدِنَا.

Babam her akşam arkadaşlarıyla haberler ve ülkemizdeki siyasi durum hakkında konuşuyor.

اتَّخَذَتِ الْحُكُومَةُ قَرَارَاتٍ سِيَاسِيَّةً هَامَّةً لِتَحْسِينِ الِاقْتِصَادِ الْوَطَنِيِّ.

Hükümet, ulusal ekonomiyi iyileştirmek için önemli politik kararlar aldı.

يُمْكِنُ لِلْأَحْدَاثِ السِّيَاسِيَّةِ أَنْ تُؤَثِّرَ عَلَى جَمِيعِ شَرَائِحِ الْمُجْتَمَعِ.

Siyasal olaylar, toplumun her kesimini etkileyebilir.

Ayrıca: siyasetçi, politikacı

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler