الرَّجُلُ سَاكِنٌ فِي هَذَا الْمَنْزِلِ مُنْذُ سَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ
Adam bu evde uzun yıllardır oturuyor.
الرَّجُلُ سَاكِنٌ فِي هَذَا الْمَنْزِلِ مُنْذُ سَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ
Adam bu evde uzun yıllardır oturuyor.
الطَّقْسُ سَاكِنٌ جِدّاً، حَتَّى الْأَوْرَاقُ لَا تَتَحَرَّكُ.
Hava çok durgun, yapraklar bile kımıldamıyor.
السَّاكِنُونَ فِي هَذِهِ الْقَرْيَةِ يَعِيشُونَ بِسَلَامٍ وَسَعَادَةٍ.
Bu köyde yaşayanlar huzur ve mutluluk içinde yaşıyorlar.
Ayrıca: ikamet eden
sessiz, hareketsiz, statik, dingin, camit, asude, devimsiz, dalgasız, çalkantısız, kıpırtısız, mukim, sakit, rüzgârsız, kımıltısız, cezimli, devinimsiz, duruk, kıprayışsız, sütliman, sükûti, sükûnetli