سَامَحَ

يُسَامِحُ، مُسَامَحَة

أَرْجُو أَنْ تُسَامِحَنِي عَلَى خَطَئِي غَيْرِ الْمَقْصُودِ، فَلَمْ أَقْصِدْ إِزْعَاجَكَ.

Lütfen beni kasıtsız hatamdan dolayı affet, seni rahatsız etmek istemedim.

يَجِبُ أَنْ نُسَامِحَ الْآخَرِينَ عَلَى أَخْطَائِهِمْ لِكَيْ نَعِيشَ بِسَلَامٍ.

Huzur içinde yaşamak için başkalarının hatalarını bağışlamalıyız.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler