سَانَدَ

يُسَانِدُ، مُسَانَدَة

سَانَدْتُ صَدِيقِي فِي مَشْرُوعِ تَخَرُّجِهِ حَتَّى يَتَمَكَّنَ مِنْ إِنْهَائِهِ بِنَجَاحٍ.

Mezuniyet projesinde arkadaşıma yardım ettim, böylece onu başarıyla tamamlayabildi.

سَانَدَتْ عَائِلَتِي قَرَارِي بِالسَّفَرِ لِلدِّرَاسَةِ فِي الْخَارِجِ، وَهَذَا شَجَّعَنِي كَثِيرًا.

Ailem, yurt dışında okuma kararıma arka çıktı ve bu beni çok cesaretlendirdi.

يَجِبُ أَنْ نُسَانِدَ بَعْضُنَا الْبَعْضَ فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ لِنَتَجَاوَزَ الْمِحَنَ.

Zor zamanlarda birbirimizi desteklemeliyiz ki zorlukların üstesinden gelebilelim.

İlişkili Kelimeler